Hakan Çakır cinayetiyle ilgili davada mahkemenin verdiği gerekçeli karar kamuoyuyla paylaşıldı. 29 Nisan 2026 tarihinde açıklanan karar, Türkiye’nin başkenti Ankara’nın Keçiören ilçesinde 23 yaşındaki Hakan Çakır’ın yaşamını yitirdiği olayla ilgilidir. Mahkeme, sanıkların bir araya gelerek pala, bıçak ve çivili sopalarla birlikte hareket edip, Hakan Çakır’ı öldürme niyetiyle saldırdıklarını belirtti.
Olay, 10 Ağustos 2025 tarihinde meydana geldi. Çiğ köfte dükkanı işleten Hakan Çakır’ın annesi Sevender Özkan Çakır ve 15 yaşındaki kız kardeşi Melisa Nur Çakır, iş yerinden dönerken yolda oturan Ahmet Emir Zeynal ile Umut Kılınç arasında yol verme meselesi yüzünden tartışma çıktı. Melisa Nur’un yardıma çağırdığı Hakan Çakır, Zeynal ve Kılınç ile tartışmaya girdi. Daha sonra, iki tarafın akrabalarının da dahil olduğu bir kavga başladı ve bu esnada Hakan Çakır bıçakla yaralanarak yaşamını yitirdi.
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 8 Nisan’daki duruşmasında, mahkeme sanıklara çeşitli cezalara hükmetti. Cemal Zeynal’a müebbet hapis cezası ile birlikte 27 yıl 1 ay 15 gün, Ahmet Emir Zeynal’a müebbet hapis ve 29 yıl 2 ay, suça sürüklenen çocuklar B.S.Z. ve T.Y.Z.’ye sırasıyla 32 yıl 7 ay ve 24 yıl hapis cezası verildi. Umut Kılınç ise 6 ay hapis cezasına çarptırılırken, Hakan Çakır’ın babası Şahin Çakır beraat etti. Ağabeyi Hakkı Can Çakır’a ise 10 bin TL para cezası verilip, hükmün açıklanması geri bırakıldı.
Gerekçeli kararda, Ahmet Emir Zeynal’ın olay sonrası diğer sanıkları olay yerine çağırdığı ve birlikte saldırıya geçtikleri vurgulandı. Mahkeme, sanıkların eylemleri üzerinde ortak kontrol sağladığını ve bir araya gelerek hareket ettiklerini belirtti. Hakan Çakır’ın vücudundaki kesici ve delici yaraların her birinin ölümcül nitelikte olduğu, ölümün büyük damar yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucunda gerçekleştiği ifade edildi. Kullanılan aletler, darbe sayısı ve hedef alınan bölgeler göz önüne alındığında sanıkların öldürme niyetiyle hareket ettikleri sonucuna varıldı.
Ayrıca, Hakkı Can Çakır ve Şahin Çakır’a yönelik saldırıların da hayati tehlike oluşturabilecek şekilde gerçekleştiği ve bu eylemlerin öldürmeye teşebbüs kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Ancak, olay yerindeki şahısların “öldürüldüler” şeklindeki tepkileri üzerine sanıkların olay yerinden ayrıldığı kaydedildi. Eyyüp Demir ve Sevender Özkan’a yapılan saldırılarda yaralanmalar basit tıbbi müdahaleyle giderilebilirken, kullanılan aletler nedeniyle kasten yaralama suçunun oluştuğu ifade edildi.
Kararın sonunda, Ahmet Emir Zeynal’ın sarf ettiği tehdit ve hakaret içeren sözlerin ardından, öldürme ve yaralama eylemleri meydana geldiği için tehdit suçundan ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına da değinildi. Umut Kılınç’ın ise yalnızca olayın ilk aşamasındaki darp eylemine katıldığına dair yeterli delil bulunmadığı belirtildi. Hakkı Can Çakır, Şahin Çakır ve Eyyüp Demir’in eylemlerinin kendilerine ve yakınlarına yönelik saldırıları engelleme amacı taşıdığı ve bu nedenle meşru savunma kapsamında değerlendirildiği ifade edildi.