ABD‘de dini yaşam ve inanç eğilimlerini inceleyen Barna Group‘un araştırması, yapay zekânın kiliselerdeki kullanımına ilişkin dikkat çeken bir tablo ortaya koydu. Araştırmaya göre din adamlarının yaklaşık dörtte biri, vaazlarını hazırlarken ChatGPT ve benzeri üretken yapay zekâ araçlarından yararlanıyor. Bu oranın 2024 yılında yalnızca yüzde 12 seviyesinde olması, teknolojinin dini hizmetlerde kullanımının kısa sürede önemli ölçüde arttığını gösterdi.
Araştırmaya katılan din adamları, yapay zekâyı doğrudan vaaz yazdırmak yerine çoğunlukla araştırma yapmak, konu başlıklarını derlemek, ilk taslakları oluşturmak, örnek hikâyeler bulmak ve sunum materyalleri hazırlamak amacıyla kullandıklarını belirtti. Pek çok din görevlisi, bu sayede hazırlık süresinin kısaldığını, kazandıkları zamanı ise cemaat ziyaretleri, birebir manevi rehberlik ve sosyal yardım faaliyetlerine ayırabildiklerini ifade etti.
“VAAZIN MANEVİ YORUMUNU KISITLIYOR”
Ancak yapay zekânın ibadet ve dini anlatılardaki rolü tartışma yaratmayı sürdürüyor. Vatikan ile çok sayıda ilahiyatçı, teknolojinin bilgi toplama ve hazırlık aşamasında yardımcı olabileceğini kabul ederken, vaazın özünün, manevi yorumunun ve inananlarla kurduğu insani bağın yapay zekâya devredilemeyeceğini ifade etti. Bu görüşe göre vaaz, yalnızca bilgi aktarımından ibaret değil; din adamının kişisel deneyimi, inancı ve cemaatiyle kurduğu ilişkiyle anlam kazanan bir görev olarak görülüyor.
Barna Group’un verileri, yapay zekânın dini kurumlarda giderek daha fazla kullanılan bir yardımcı araç hâline geldiğini gösterirken, teknolojinin hangi sınırlar içinde kullanılacağına yönelik etik ve teolojik tartışmaların da önümüzdeki dönemde devam edeceğine işaret etti.

