Döviz salgın gibi ruhen öldürüyor

Türkiye’nin kıdemli iktisatçılarından Prof. Dr. Osman Altuğ, ekonomideki gelişmeleri SÖZCÜ’ye değerlendirdi. Döviz meselesinin Türkiye’nin kronik bir sorunu haline geldiğini belirten Altuğ, “Döviz bana göre Türkiye’de bir salgındır. 50 yıldır çözemediğimiz bir salgın. Bu salgın her gün binlerce insanı ruhen öldürüyor, fakirleştiriyor” dedi.

YÜZDE 900 DEVALÜASYON

Türkiye’de sorunların biriktirildiğini ifade eden Altuğ, “Türkiye’de borç ödeme sorunu yoktur çünkü borcu ödeyemez gelecek nesiller ödesin diye yüksek faizle onlara devrederiz. Açlık birikir mi, işsizlik birikir mi? Sorunları erteleye erteleye borçlar birikti, yeniden borçlandıkça faizler yükseliyor. Bu durumda ‘Faizi düşürüyorum’ diyemezsiniz. Dolara olan talep her saniye artıyor. Tıpkı yağmur duası gibi dolar duasına çıkmak gerekecek” diye konuştu. Altuğ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ekonominin en önemli kanunu olan arz-talep kanunu gibi yokmuş gibi davranılıyor. ‘Yer çekimi kanununa uymuyorum’ demek ne kadar abes olacaksa arz-talep dengesine müdahale de o kadar abestir. Yer çekimi yokmuş gibi önce 1 . kattan, sonra 2, 3 ve 4. kattan atladık, ölmedik, 5. kata kadar gelip yeniden atladık. Sistem ve yönetim sorunu var. Bu iktidar göreve geldiğinde 1 dolar 1.40 lira seviyesindeydi. Bugün ise 9 lirayı aştı. Yani yüzde 900 devalüasyon yaşandı.”

DELİ GÖMLEĞİ GİBİ

Türkiye’nin 12 Aralık 1999’da ‘Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’ adı altında ‘düşük kur-yüksek faiz’ modelini benimsediğini, AKP iktidarının ise 2002’de iktidara gelirken ‘Bu IMF modeli, karşıyım’ diyerek oy istediğini hatırlatan Altuğ, “Bu model Türkiye’ye giydirilmiş deli gömleğidir. AKP de ‘Bu gömleği çıkaracağım’ diyerek iktidar oldu. Ancak en sadık temsilcisi olarak bu deli gömleğinin içinde debelenip duruyor” dedi.

Prof. Dr. Osman Altuğ

“ZOR KAZANIP ABUK SUBUK YERLERDE HARCIYORUZ”

Türkiye’nin döviz ihtiyacının sürekli arttığını söyleyen Prof. Dr. Osman Altuğ, “20 milyon otomobil var, tamamına yakını ithal, çalışması için benzin lazım, o da ithal. Yedek parça da ithal, sigorta poliçesinin bir kısmı da dışarıya gidiyor ve ihracat ithalatı karşılamıyor, buna da dış ticaret açığı diyoruz” dedi ve şöyle devam etti:

“Oysa ihracat kârdır, ithalat giderdir ve aradaki fark zarardır ama zarar demiyoruz. Enflasyon ise tüketim ve üretim arasındaki farktır ama zarar demiyoruz. Dolayısıyla döviz ülkenin en hassas meselesidir. Büyük emeklerle elde ediyoruz ama abuk sabuk yerlerde harcıyoruz.”

Related Posts

Yabancılar kiralarını ödemeden kaçınca kiralar düşmeye başladı

Turizm kenti Antalya’da Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yabancılara fahiş fiyatlara verilen kiralık evlerde, ödeme sorunu baş gösterdi. Fazla …

ÜFE yüzde 144.6 ile tarihin en yüksek dördüncü düzeyinde

Tüketici Fiyat Enflasyonu’nda arka arda yaşanan rekorların gibisi Üretici Fiyat Endeksi’nde de yaşanıyor. ÜFE temmuz ayında yüzde 144.6’ya …

TESK Lideri Palandöken’den market ve AVM önerisi: Dünya bunu yapıyor

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Lideri Bendevi Palandöken, zincir marketlere ve AVM’lere karşı olmadıklarını belirtip …

TÜİK, temmuz ayı üretici fiyat endeksini açıkladı

Türkiye İstatisitik Kurumu (TÜİK) üretici fiyat endeksini (Yİ-ÜFE) açıkladı. Yİ-ÜFE, 2022 yılı Temmuz ayında bir evvelki aya nazaran yüzde 5,17 …

Genel Müdür Zoteeva: Akkuyu NGS’nin ilk ünitesini 2023 yılında tamamlayacağız

Akkuyu Nükleer A.Ş Genel Müdürü Zoteeva, Akkuyu NGS Projesi’nde görev alan Türk şirketlerine ve Türk çalışanlarına yönelik bir video mesaj …

Lider Kavcıoğlu Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınacağı tarihi açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Lideri Şahap Kavcıoğlu, yılın üçüncü enflasyon raporunun tanıtımı emeliyle Merkez Bankası Yönetim …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.